Kitle iletişiminin toplumdaki rolünün
belirlenmesi onun ürün biçimlendirme politikalarının nasıl olacağını
biçimlendirir. Elbette toplumdaki rolü konusu gerçek rolünü betimlemeden
başlayarak, sahte imajlar yaratan betimlemelere kadar çeşitlilik gösterir.
Dolayısıyla, kitle iletişiminin rolüyle ilgili açıklamalara şüpheyle bakmak ve
gerçek faaliyetlerle karşılaştırarak bu betimlemelerin doğruluğunu ve
geçerliliğini saptamak gerekmektedir.
Egemen Görüşlere Göre
Kitle İletişiminin Toplumdaki Rolü
Lasswell’e göre (1948:85) kitle
iletişiminin de içinde yer aldığı sosyal iletişimin üç temel fonksiyonu vardır:
Çevrenin gözetimini yapmak (örneğin diplomatlar, ataşeler, yabancı
gazetecilerin yaptıkları); Çevreye karşılık vermede toplumun parçaları arasında
ortak ilişkiyi kurmak (editörler, gazeteciler ve konuşmacıların yaptıkları);
Bir kuşaktan diğerine sosyal mirası nakletmek (aile ve okulun yaptıkları).
Nakledilen miras denilen şeyler ne, kimin için ne işlevler görüyor gibi sorular
asla sorulmaz. Sanki aktarılan “miras” herkes için ve herkese aitmiş gibi
sunulur.
İnsanlar hayatı kendilerine anlamlı kılmak
zorundadır. Bunu sağlama yolunda, iletişim araçları insanlar için toplumsal
gerçeği tanımlamayı da içeren anlamlar ve açıklamalar getirmek göreviyle
yükümlüdür (Halloran,1977:31). Halloran’ın kitle
iletişimine yüklediği bu mütevazı ve faydalı işlevselliği, ana okul olarak
nitelenen egemen yaklaşımların önde gelen aydınları oldukça idealleştirilmiş
(yani gerçekten uzaklaştırılmış) bir biçimde açıklarlar.
Örneğin DeFleur’e göre (1970:5)
Kitle iletişim araçları
(a)
ahlaksızlığı, düzenbazlığı, günahkarlığı teşhir eden,
(b) ifade
özgürlüğünün bekçisi olarak çalışan,
(c) milyonlara kültür getiren,
(d) halka
günlük zararsız eğlence sunan,
(e) dünya olayları hakkında bizi aydınlatan,
(f)
ekonomik örgütlerimizin gelişmesi için ürünleri satın alma ve tüketimimizi
bıkmadan ısrarla tekrarlayarak yaşama düzeyimizi daha da geliştiren sadık
hizmetkarımız ve kurtarıcımızdır.
Benzer şekilde, Loevinger (1968:40)
"Özgür bir millet olarak kalabilmemiz gerçek bir ortak
kültürün gelişmesine bağlıdır. Bu iletişim araçlarının en çok popüler
programlar sunmasıyla sağlanabilir" diye iletişim araçlarının
rolünü belirtmektedir. Bu rolü yerine getirdiklerini de Schramm (1973:138)
“kitle iletişim araçları enformasyonu (bilgiyi) veren ve yayan geniş bir bilgi
endüstrisinin parçasıdır; bu araçların görevi enformasyonu hazır, hızlı ve
geniş bir şekilde sağlamaktır; bunu yaparken de bu araçlar toplumda var olan
enformasyonlar arasından seçme yaparlar; seçtiklerini işler ve izleyiciye
iletirler” diyerek müjdelemektedir.
Egemen görüşlerin
toparlayan McQuail (1983:79,80) iletişim araçlarının görevini/rolünü
beş temel kategoride özetler:
(1) Enformasyon görevi: Dünyada ve
toplumdaki durumlar ve olaylar hakkında bilgi sağlamak; çıkar grupları ve
örgütleri arası ilişkiler göstermek; yenilikleri, uyumu ve gelişmeyi
kolaylaştırmak.
(2) Karşılıklı bağ kurma
görevi: Enformasyon ve olayların anlamı hakkında açıklama ve yorum yapma;
yerleşmiş kurallar ve egemenlik için destek sağlamak; toplumsallaşma; farklı,
etkinlikleri ayarlama; fikir veya oybirliği sağlama; öncelikler sırasını
saptama ve birbirine bağlı toplumsal duruma işaret etme.
(3) Devamlılık sağlama
görevi: Kültürü ifade etme, alt kültürler ve yeni kültürel gelişmeleri
tanıma; değerler ortaklığını işleme ve tutma.
(4) Eğlendirme, avuntu
görevi; iyi ve hoş vakit geçirme günlük baskılardan uzak, dinlenme olanakları
sağlama.
(5) Harekete geçirme (seferber etme)
görevi: Siyasal, savaş, ekonomik kalkınma vb toplumsal amaçlar için kampanya
yapma.
Dikkat edilirse, kitle iletişiminin temel
görevi toplumda işlevsel bağlar kurmak ve sürdürmek olmaktadır. Elbette “kimin
için nasıl bir işlevsellik” sorusu, işlevsellik toplumun tümüne mal edildiği
için sorulma gereği duyulmamaktadır.
Görüldüğü gibi egemen görüşlerde kitle
iletişiminin toplumun geneli için oldukça faydalı işlevleri olduğu ileri
sürülmektedir. Bu iddianın ne bağlamda geçerli olduğunu anlamak için birkaç
gazeteyi vetelevizyonu açıp bakmak yeterlidir. Medyada
sunulan içerikleri ne tür faydalar sağlamaktadır?
Liberal eleştiriler daha çok toplumsal
sorumluluk, cinsel ayırımcılık, şiddet, içerik kontrolü, sosyal sorumluluk ve
etik üzerinde dururlar. Kitle iletişiminin oynadığı rol hakkındaki sunumlarında
kitle iletişim araçları kendi başlarına hareket eden, bağımsızlığına sahip
"özneler" olarak ele alınır. Böyle kullanılınca, kitle iletişim
araçlarının görev nitelikleri bu araçların kendileriyle sınırlanır ve kahraman
ya da kötü adam bu araçlar olur. Bu aynı zamanda, ahlakiyatçı maskesi
ardında gizlenerek radyo, televizyon ve basının aşağılık, terbiyesiz, bayağı,
saldırgan ve müstehcen içeriği ve zararlı, kötü ve rahatsız edici etkisi
hakkında egemen sınıfın ve sözcülerinin eleştiri yapma hakkını da getirir: Bu
ikiyüzlü eleştiri sonunda izleyiciyiler bu tür içeriği istediği ve izlediği
için suçlu bulunarak sonuçlandırılır. (Medya yoluyla ahlaksızlık yapanın
ahlaksızlıktan şikayet etmesi ve ardından bunun
sorumlusunun “kendilerine sayısız olanaklar sunan medyada ahlaksız olanı seçen
izleyici” olduğunu söylemesi; çözüm olarak kontrollü seyir için şifreli uzaktan
kumanda vb sunması... Kötü üretiyorsa, neden kötünün üretimi durdurulmuyor
dersiniz?)
Kitle iletişimin temel iki rolü vardır:
(1) Mal ve hizmetlerin reklamlar yoluyla tanıtılmasını ve satışını
yapan ticari örgüt olması ve
(2) Kendinin ve içinde oluştuğu sistemin ideolojik
propagandasını yapan kültürel örgüt olması.
Kitle iletişimi hem kamu hem de özel
sektör biçiminde egemen düzenin bilinç yönetimi işini yapar. Kamu kurumu
biçiminde örgütlenmede, bu bilinç yönetiminde ağırlık devlet ideolojisinin
propagandası şeklindedir. Bazen bu propaganda “hükümetin borazanlığı” biçimine
dönüşür. Özel teşebbüs biçimi örgütlenmede serbest pazar propagandası yapılır.
Özlüce her iki örgütlenme biçiminde de egemen sistemin “düşünsel, algısal,
bilişsel” satışı yapılır. Reklamın kabul edildiği kamu sisteminde ve
reklama dayanan özel teşebbüs sahipliğinde, kitle iletişimi, bu yolla aynı
zamanda mal ve hizmetlerin satışı için kitleleri yönlendirme işini yapar. Bu
rol kitle iletişim medyasının içeriğinin (haber ve eğlence vb olarak) hangi
konuları nasıl ele aldığı ve sunduğu; hangi konuları yok saydığı ile
belirlenmektedir. Örneğin, Herman ve Chomsky'e göre (1988)
kitle iletişimi devlete ve özel faaliyetlere egemen olan özel çıkarlara desteği
harekete getirme hizmetini yapar.
Medyanın ana görevlerinin en önemlisi
propagandadır. Kitle iletişim araçları mesajları ve sembolleri genel nüfusa
ileten bir sistem olarak hizmet verir. Medyanın görevi eğlendirmek,
bildirmek/haber vermek, toplumun örgütlü yapılarına insanları bütünleştirecek
değerleri, inançları ve davranış kurallarını işlemektir. Sınıf çatışmasının
olduğu ve zenginliğin az sayıda bir azınlığın elinde toplandığı dünyada,
medyanın üstlendiği rolü gerçekleştirmesi sistemli propagandayı gerektirir.
Medyanın devlet tekelinde olduğu ve sansür edildiği yerde, tekelci kontrol bunu
gerçekleştirir. Devlet kontrolünün olmadığı medya yapısında propagandayı görmek
zordur. Hele medya aktif bir şekilde özel firma ve hükümetin kötü işlerini göz
önüne seriyorsa ve kendini genel toplum çıkarları ve özgür ifadenin temsilcisi
olarak sunuyorsa, yapılan propagandayı görmek çok daha zorlaşır.
Kitle iletişiminin ideolojik görevi
yanında, bir firma olarak mal sattığını belirten Dallas Smythe'e göre
(1977,1981) kitle iletişim araçları tekelci kapitalist sistemin bir buluşudur.
Bu araçların amacı “sorunlar, değerler ve politikalar gündemini" oluşturmaktır.
Bu araçlar izleyicileri kitle halinde üretirler
ve reklamcılara satarlar. Bu izleyiciler kitle halinde üretilmiş
tüketim malları ve hizmetlerinin kendilerine pazarlanmasında çalışırlar ve
tüketilirler.
Thompson'a göre, kitle iletişiminin
ilk karakteri sembolsel malların üretimi ve dağıtımıdır. Kitle iletişimi,
sembolsel malların yaygın üretimi ve dağıtımını gerektiren sosyal ilişkiler ve
uygun kaynakların olmasını gerektirir. Kitle iletişimi sembolsel biçimleri
kopyalama ve çoğaltma özelliğine sahiptir. Sembolsel biçimler bu pazarda
mübadele için veya düzenlenmiş ekonomik ilişki yoluyla yeniden üretilir.
Böylece, sembolsel biçimler satılacak mallar olarak muamele edilirler; emtia
olmuşlardır; ödenecek servisler olarak veya başka malları veya hizmetleri satmayı
kolaylaştıracak araçlar olarak mallaştırılmışlardır.
Özlüce kitle iletişimi denince kamu veya
özel teşebbüs biçiminde örgütlenmiş örgütler akla gelmelidir. Kamu biçiminde
örgütlenmeler teorik olarak ekonomik bir kurum değildir. Özel teşebbüs
biçiminde olan örgütlenme ekonomik çıkar amaçlı firma tarzıdır. Bu örgütlerin
fonksiyonu kendi ve kendilerini yaratan yapıyı faaliyetleriyle tutmak,
sürdürmek, geliştirmek ve yüceltmektir. Bu genel amaç doğrultusunda kitle
iletişimi örgütleri birbirine bağlı iki işlevi birden yerine getirirler:
(1) Kendilerinin
ve reklamını yaptıkları endüstrilerin mal ve hizmetlerinin satışını
yapmak (ekonomik sistemin satışı)
(2) Kendinin ve kapitalist pazar bilincinin
satışı yapmak (bilinç yönetimi işi)
17:19
MakaleKervanı
Posted in: 

0 yorum:
Yorum Gönder